HER ZAMAN BİR YOL VARDIR

Dünya turumun Sri Lanka ayağında  gezime son gaz devam ederken herşeyi elimden geldiğince alışılagelmişin dışında tutuyordum hem maddi açıdan da destekçi oluyordu. Neyse hemen hikayeye geçiyorum. Sri Lanka’nın tarihi Kandy şehrinde yeterince zaman kaybettikten sonra internet üzerinden tanışıp evinde konakladığım öğretmen olan Lucky’nin  evinden ayrılıp önce ki kaldığım şehir merkezinde ki Kand City Hostel’e geri döndüm. Orada unuttuğum şarj aletimi alıp Sgiriya ve Lion rock gibi popüler destinasyon  yerleri görmek için Dambulla şehrine doğru yola koyuldum.


Kandy Dambulla arası 60 km ama mimimum 2 saatte gidiliyor. Yol dar ve trafikte çabası ek olarak bir de yolda ki slalomlar eklenince tadından yenmiyor.


 

Klasik olan ve şüphesiz Asya’nın her ülkesinde göreceğiniz aynı hikaye burada da şehre ulaşır ulaşmaz başlıyor; hi sir Tuktuk, Guest house? Asya seyahatimde binlerce km yol yürüdüm, otostop çektim, uykusuz kaldım ama şu adamların ısrarlarından yorulduğum kadar hiç bir şeyden yorulmadım. Şehre ulaşır ulaşmaz yakınlarda ki bir kafeye girip kendime güzel bir Ceylon çayı ısmarladım.Çay bu ülke de tıpki bizde olduğu gibi çok meşhur. Çayın yanına aldığım püskeviti çaya bandırırken, dışarıdan bir tane adam gelip oturduğum masanın yanına dikildi ve başladı konuşmaya; ‘Ben şöyle yaptım, böyle yaptım , yabancıları çok seviyorum çok gezdim, .ok seyahat ettim’ v.b. Ben de ona ‘söyle bakalım en son hangi ülkeye gittin’ dedim.

-Almanya

-Almanya’nın başkenti neresi?

Başladı yine bir şeyler sallamaya. Yahu adam taramalı tüfek gibi susturamıyorum. Daha sonra bana ‘masaya oturabilir miyim’ diye sordu. Ben de ‘hayır’ dedim. Kafe çalışanları durumdan rahatsız olduğumu farkedip yanıma gelip yardıma ihtiyacım olup olmadığını sordular. ‘Vallahi bana kalacak yer lazım plansız bir şekilde Kandy’den çıkıp buraya geldim.’ Bir saniye deyip bir tane arkadaşını aradı. Asya insanı aşırı yapışkan ısrarcı olmasının yanı sıra bir o kadar da yardımsever. Aradığı arkadaşı da Guest House (misafir evi) sahibiymiş. Belirli bir süre bekledikten sonra Guest House sahibi motosikleti ile geldi. Adama çok fazla bütçemin olmadığını sadece çevresi kapalı bir yere, bir bahçeye ihtiyacımın olduğunu söyledim. İlk bir dumur oldu, beni çok fazla anlayamadı sürekli boş odası olduğundan bahsedip durdu. Guest House’a ulaştıktan sonra durumu hala idrak edemedi çünkü hayatında ilk kez birisi ona böyle bir teklifte bulunuyordu. Biraz anladıktan sonra hoşuna gitti. Adamda o an fark ettiğim şey para kazanmaktan çok birisiyle vakit geçirmek istemesiydi.

”DAMA ÇADIR KURAN ÇILGIN TÜRK” DINESH


Sri Lanka’da sırt çantanız ile kafanıza göre gezip, olup olmadık yerlerde uyumayı düşünüyorsanız, bunu kıyı şeridi haricinde yerlerde fazla tavsiye etmem. Ormana yakın yerlerde vahşi fil tehlikesi, şehir merkezinde ise her sokak köşe başında bir anda saldırıya hazır olan sokak köpekleri. Neden bilmiyorum ama ülkenin her yeri saldırgan köpeklerle dolu ve kaç kere saldırıya uğradığımı hatırlamıyorum.


Adamın misafir evini biraz betimlemek gerekirse 400 metre kare köşe kare bir parsel. Girişte geniş sürgülü bir kapısı var. İçeride kendinin ve ailesinin yaşadığı çatılı ve ortası lobi olarak kullanılan bir ev, evin arkasında küçük iki ayrı misafir odası ve evin karşısında bir tane daha inşaat halinde olan henüz sıvaları yapılmış tek katlı bir ev daha vardı. Bana fikrimi sorduğunda ona boş olan köşeyi gösterip buraya çadır alanları yapıp ilan verebilirsin ve çadırı ile gezen gezginlere çok düşük bütçelerden kiralayabilirsin dedim. Bunların haricinde turizm sektöründe çalıştığım ve biraz tecrübeli olduğum için misafir memnuniyeti ile alakalı başka güzel bilgilerde verdim. Adam bir anda beni çok sevmeye başladı. Adam ile yaklaşık 1-2 saat sohbetin ardından saatin çok fazla geç olduğunu ve inanılmaz yorgun olduğumu fark ettim. Çantamdan çadırımı çıkarıp bahsettiğim köşelerden bir tanesi doğru kurmaya doğru yol alırken kolum kadar fare ile göz göze geldim. Fare ile biraz bakıştıktan o kaçtı ve bende oraya çadır kurmamaya karar verdim. Nereye kurabilirim diye düşünürken inşaat halinde olan tek katlı evin çatısı gözüme takıldı. Adama dönüp; ‘merdiven var mı ? bunun tepesinde yatmak istiyorum ne dersin’ dedim. Başladı gece gece kahkaha atmaya ve sen bilirsin dedi.

 

Beraber merdiven yardımı ile eşyalarımı ve çadırı yukarıya taşıdık. Bu arada hava gece olmasına rağmen 35 derecenin üzerinde ve aşırı sıcak. Çadırın içine matı serip üzerime bir şey almadan uykuya koyuldum. Tam tepemde ki palmiye ve hindistan cevizi ağaçlarıi kargalar gak gak gak, köpekler hav hav hav bir yandan çadırın içinin ekstra sıcak olması rahatsız edici şeylerdi. Çantamdan kulaklığı çıkarıp müzik açıp hafifte çadırın girişini aralayıp, üstümde ne var ne yok çıkardıktan sonra uykuya dalmaya başladım. Bu kadar değişik kimine göre iğrenç rezillik içeren, değişik bir yaşam şekli ve geceydi. Bana göre güzel ve değişik deneyimleri yaşamak her ne olursa olsun ayrı, zevkli ve insana değişik bakış açıları kazandırıyor.

Evet geceliği minimum 40 tl’den başlayan Sri Lanka’nın en popüler turizm şehirlerinden bir tanesi olan DAMBULLA şehrinde, ilk geceyi 5 TL verip karga,köpek ve fareler ile damın çatısında kapattık. Sabah uyandığımda eşyalarımı ve çadırımı toplayıp merdivenlerden dikkatlice aşağıya indim. Bir baktım bizim adam bana Sri Lanka usulü kahvaltı hazırlamış. Kahvaltımızı bitirdikten sonra, akşam sohbet edip not aldığım yerlere doğru yola çıkmadan önce son bir hatıra resmi çektirdik. İçeriden kendi fotoğraf makinası getirip bana ”Çılgın TÜRK burada çadır ile kalan ilk kişi olarak resmini çerçeveletip duvara asacağım” dedi. Adamın bana yaptığı güzellikler ve yardımlar bunla da kalmadı sonra ziyaret ettiğim Anadhapura içinde bana aynı şekilde kalacak yer ayarladı ve bir otelin bahçesine çadır kurdum.

 

Teşekkür Ederim W.A.P Dinesh hep aklımın bir köşesinde olacaksın…