WORK AND TRAVEL (WAT) NEDİR?

”Work and Travel, WAT ya da Work and Travel in USA, Amerika Birleşik Devletleri’nin kültürler arasında yakınlaşma sağlamak ve sezonluk olarak artan düşük/orta vasıflı çalışan ihtiyacını karşılamaya yardımcı olmak amacıyla, 1961’den bu yana, ABD Dışişleri Bakanlığı’na (Department of State) bağlı “Bureau of Educational and Cultural Affairs” aracılığıyla sürdürülen ‘Değişim Ziyaretçisi’ (Exchange Visitor) uygulamalarından Work/Travel programının, programı yürüten destekleyici kuruluşlarca kullandıkları markaları ve aynı zamanda programın bilinen adlarıdır.’

Program, dâhil olan ülkelerdeki -buna Türkiye 90’ların başından bu yana dâhildir- üniversite öğrencilerinin, yaz aylarında ABD’de geçici işlerde çalışarak yaşamlarını sürdürmelerine ve bu sürede ABD’yi gezip tanıyarak İngilizcelerini geliştirmelerine olanak sağlamaktadır. Program, ABD’li işverenlerin vasıfsız ya da düşük vasıflı işlerde, sadece yoğun sezonda çalışacak işçi bulması için de en uygun yöntem sayılmaktadır.

Work and Travel programına katılmak için;

  • 18-28 yaşları arasında olmak (programın kurallarında kesin rakamların verildiği bir yaş sınırı yoktur ancak çoğu sponsor 28 yaş ile sınırlandırmıştır.),
  • Programa başvurulan yıl bir ön lisans, lisans ya da yüksek lisans programına tam zamanlı öğrenci olarak kayıtlı olmak ve aktif olarak ders alıyor olmak (sadece tez aşamasında olup ders almayanların katılımı konsoloslukça uygun görülmemektedir),
  • En az orta seviyede İngilizce bilmek,
  • Genel not ortalaması 4 üzerinden en az 2 olması, (Not ortalaması 2.00’ın altında olanlar da katılabilirler ancak Konsolosluk vize görüşmesi esnasında bu durumu sorgulayacaktır.)

2007 yılından bu yana artık son sınıf öğrencileri de programa katılabildikleri gibi Açık Öğretim’in sadece İngilizce Öğretmenliği bölümünde okuyanlar da programa katılabiliyorlar.

Bu koşullara uyan adayın katılımı için, ABD hükümetinin programı sponsor kuruluş vasfıyla yürütmeleri için yetkilendirdiği kâr amacı gütmeyen organizasyonlardan Türkiye temsilcilerinden birine başvurması ilk adımdır. Her yıl bu program aracılığıyla 140.000’in üzerinde öğrenciye sponsorluk yapan bu kuruluşlardan birkaçı şunlardır:

  • Geovisions, CIEE, CCI,InterExchange, Intrax, CHI Alliances
  • Abroad, Spirit, IntoEdventures (yeni adı CSB International)

Tüm sponsorların bulunduğu web adresine şuradan ulaşabilirsiniz.’’  Demiş Vikipedi’de… Gerek bu sayfadan, gerek diğer sayfalardan Work and Travel ile ilgili yaklaşımlara biraz farklı bir bakış açısı katmak için, biraz da bilgi aktarımında bulunmak için bu yazıyı yazmak istedim… Bu yazıyı farklı kılacak olan soru ise şudur:

ARKADAŞIM ! HEP BÖYLE DENİLDİĞİ,YAZILDIĞI-ÇİZİLDİĞİ GİBİ Mİ ?

SANA BAĞLI! Hemen konudan örnek vereyim ben 2012 yılında başvuru yaparken, önümde ki arkadaş 0.72 not ortalaması ile ret edildi. En çok sorulan diğer soruların başında gelen soru: Son sınıf öğrencisiyim başvuru yapabiliyor muyum? Evet! Yapabiliyorsun…

Bu programın daha gitmeden sana öğrettiği bir şey vardır; Kendi kendine yapmak ya da kendi kendine bir şeyin üstesinden gelmeye çalışmak. Ben kendim iş bulurum başvururum aracı firmaya ödeme yapmam diyorsan, tanıdığın var ise yapabilirsiniz. Work and Travel Viki’ye nazaran aslında şudur; Yerel şirketler hariç 4-5 ana firma vardır. Amerika’da genel olarak onlar ile çalışırlar. Bunlar aracı kurumlar ile temasa geçerler. Onların gözünden ise sen ucuz işçisin, neden? Çünkü yoğun yaz döneminde yerel bir işçi çalıştırıp daha fazla vergi ve saat başı ücret ödemek yerine (part-time) yarı zamanlı çalıştırıp daha az ödüyorlar. Senin açından bakınca; işin oluyor, para kazanıyorsun, en önemlisi ise müthiş bir deneyim kazanıp mükemmel bir ülke geziyorsun. Yani alan memnun satan memnun…


Şimdi biraz deneyime dayalı tavsiyelere ve önerilere geçip tecrübeleri diğer kardeşlerimize aktaralım…


HANGİ FİRMAYLA GİDECEĞİM

 

İlk ve genel olarak iş ve yer konusunda ister istemez çok paniğe kapılıp hemen Google’dan açıp ne var ne yok diye sormaya başlıyorsunuz. Bunu yapmayın. Buna gerek yok. Elbette ki herkes en iyi ve en güzel şekilde geçirmek ister ama senin o beğenmediğin ve burun kıvırdığın yerde bile başına güzel şeyler gelir. Pozitif düşünmeyi asla ama asla bırakmayın.İsim verip reklam yapmak istemem ama genel olarak dediğim gibi zaten elde tutulur 5-6 firma var. Özellikle son yıllarda firmalar ve tecrübeyle sabit alt yapılar da baya gelişti. Bu yüzden buraya çok fazla takılmadan bir tanesini (genel olarak arkadaş önerisini ve ya görüştüklerinden ısındıklarını) seç ve başvur. Unutma! Burada en önemli şey olabildiğince erken başvurmak, çünkü sana uygun ama en önemlisi gönlüne göre olan işi bulabilme sansın daha çok artıyor. Sevilen işler erkenden kapıldığı için geç başvurduğunda, doğal olarak az sevilen işlere kalıyorsun. Onun için bu detaya çok fazla takılma. Bir şey iyi ve ya kötu olacak ise zaten oluyor. Yahu kardeşim zaten topu topu 3 ay göz açıp kapama ile aynı şey. Bunun yanı sıra dil seviyeniz de başınıza gelebilecek işleri belirlemede büyük etken. Yani; henüz 1. 2. ya da 3. sınıfta olan, İngilizceyi çat çut konuşup, konuşurken kafasında hala gramer hatası var mı yok mu diyen, yurtdışı deneyimi yaşamamış bir öğrenci isen, ‘Beni neden angarya işlerinde koşturuyorlar?’ ya da ‘Neden Housekeeping yapıyorum?’ diye sorgulayıp, sinirlenip, programa yardırman-saydırman pek de akıllıca olmaz.


Hemen deneyimden bir örnek paylaşalım: 2012 Work &Travel’a başvurduğumuzda, Üniversiteden bir arkadaşım, ille de beraber ayni yerde çalışalım diye 2 kişiyi aynı anda alan bir yer bulabilmek için bir sürü işi kaçırdık. En sonunda da Arizona’nın Show low diye küçük bir kasabasına 60 km uzaklıkta olan her tarafı dağlar ile çevrili Greer köyüne düştük.


BEN BU İŞİ BEĞENMEDİM. YAPABİLİR MİYİM, YAPAMAZ MIYIM BİLMİYORUM ?

 

Work and Travel Greer Lodge İş Arkadaşlarım

 

Bu tarz düşünceye sahip bir insan isen zaten en baştan comfort zone’unu bozup, tee buralardan kalkıp oralara gitme. Altı üstü 3 ay çalışacaksın 3 yıl değil:)Şimdi burada empati yapalım; Öncelikle gitme amacına bakalım, nedir? İnanılmaz bir ülke ve büyük bir kıta, değişik yaşamlar, dil geliştirmek, iş bitimi gezmek görmek. Empati konusuna gelince doğal olarak seni bir İngilizce sınavına sokup, dil seviyene bakıp ona göre iş veriyorlar. Yukarıda yazdıklarıma tekrar değineceğim; Türkiye’de güzel bir restoranın var Türkçeyi çok iyi bilmeyen birini müşterilerin karşısına çıkartıp restoranın marka değerini zedeler miydin? Hayır, tabii ki de yapmazdın! Emin ol sana ne iş verirler ise versinler, zaten 1 hafta bilemedin 10 gün sonra alışıyorsun. O yüzden oralara çok takılma sen. Akşamları gezi planlarını yap, nereleri gezip neler göreceğim kısmına daha çok odaklan. Zaten genel olarak Amerikalılar yardımsever, iyi ve gıcıklık yapmayan insanlardır. İstisnalar dışında çalışan hakkını alır. Tabii ki kötü örnekler var, yok değil. Sonuç olarak hayatta her şey mükemmel olamaz ama genel olarak iyidirler. Bazen kötülerden de ders çıkarmayı bilmek gerekir. Bak yine pozitif baktım. Amerika’da :)genel olarak gittiğin her yerde Türk olacak rahat ol. Zaten Türk olarak olmadığımız ülke sayılı. Amerikalıların olayları ve durumları kavrama açıları çok farklıdır. Örneğin: Oteldeki odanın ampulü biraz gevşemiştir, çalışmaz. Onun için gelir Teknik Servis departmanını arar adam çağırır. Yani çok yönlü, hızlı düşünme ve algılama bekleme, onun için Türk olarak farkın ister istemez öne çıkıyor ve göze batıyorsun zaten. Dediğim gibi iş biraz İngilizce seviyesine bağlı ama ne yaparsan yap, eğlenmeyi oradaki bir daha geri dönüşü olmayacak olan güzel zamanların tadını çıkarmayı bil dostum. Üzerinden yıllar geçti, hala arada açıp resimlere, videolara bakıp gözlerim doluyor ve çok özlüyorum. Bir an olsun o ana geri dönmek istiyorum.

GİDERKEN ORADA BAŞIMA AKSİLİK GELİRSE ? SINIRDA SORUN OLUR İSE?

 

Olur mu olur, neden olmasın? Şunu unutma ki Amerika polisinin seni sınır kapısında almadan geri döndürme hakkı vardır ama genel olarak J1 vizesi (öğrenci için geçici çalışma vizesi) ile giden öğrencilerde aksi değişik bir durum olmadıkça problem çıkarmazlar. Uçakta size verilen arrival (varış) kâğıdı dikkatli bir şekilde okuyup doldurun. Bu neredeyse her ülke için olan bir prosedürdür, herkes doldurur. Ülke içinde aktarma uçuşlarını kaçırabilir, valizinizi kaybedebilir veya girişte problemler yaşayabilirsiniz. Her ne olursa olsun muhakkak sakin olun. Cem Yılmaz abimizin de dediği gibi ‘Mükemmel bir İngilizce ile konuşmaya çalışmayın derdinizi gayet basit kelimeler ile dile getirin ve anlatın.’ Sonuç olarak karışık bir topluluk, tek Amerikalı yok Bangledeşli, Hintli İngilizceyi biliyor da ne oluyor? 10 kelimeden 1 tanesini telaffuzdan dolayı anlamakta güçlük çeken polisler hala gözümün önünde.


Yine Örnek ve Kısa Bir Anı: Chicago’dan Arizona aktarma uçağını telefonumun otomatik saat değiştirmesi yanlış olduğu için kaçırmıştım. İlk başta inanılmaz moral ve sinir bozukluğu yaşasam da sakince durumumu anlattım. Bana ertesi sabaha başka bir boarding card (biniş kartı) verdiler ve hemen oradan yakınlardaki otele rezervasyon yapıp, oraya giden shuttleların(servislerin)  kalkış yerine kadar da eşlik ettiler. Bu derece yardım eden insanlar var. Valizimde benden 15 saat önce gidip beni beklemişti. Gidince bagaj sorgulamadan ona da ulaşmıştım. Otobüste durumuma üzülen Amerikalılar sandviç bile vermişti.


SAĞLIK?

 

 

Aman buna dikkat edin bak bence bizim ki kadar iyi değiller. Şahsen bu satırları size yazan şahıs daha ilk gününde aktarma uçağını kaçırmasının yanı sıra bir ATV kazası ile köprücük kemiğini de kırmıştı. Hastanede acıdan kıvranırken salak salak 1 saat bekletmişler ve hiçbir şey yapmamışlardı. Sağlık sigortam olmasına rağmen nedenini unuttuğum bir şekilde 100 dolar para ödemiştim.Müdürlerimden öğrendiğime göre eğer sağlık sigortam olmasaydı, inanılmaz yüksek meblağların karşıma çıkabileceğini söylediler. Bana bir şey olmaz demeyin sigorta kurallarını iyi okuyun, bakın ve iyi kurcalayın. Sonuç olarak orada kırılan köprücük kemiğimin röntgenini  Türkiye’deki doktorlara gösterdiğimde seni direk ameliyata alırdık dedikleri kırık köprücük kemiğini orada 8’li bandaj ile sarılıp geçiştirilmişti. Yamuk kaynadı gitti. Komik olan durum  ise çok ağır aldığım ağrı kesiciler inanılmaz uyku yapıyordu ve 3 gün içinde kurallar gereği tekrar iş başı yapmam gerekiyordu. Aksi takdirde ülkeme geri gönderileceğimi söylediler. Yani 3. günden sonra zar zor işe başladım.

 

İKİNCİ İŞ MEVZUSU

 

 

Arkadaşlar Google’a Greer Lodge & Resort Arizona yazın, Allah’ın milli parkı 2500 m yükseklikte küçücük bir kasaba! Orada bir insan ikinci iş bulabiliyorsa bence her yerde bulabilir. Yeter ki istesin:) Birkaç arkadaşımız maddi durumumun kötülüğünden dolayı çalışmışlar ve gezi parasının büyük bir kısmını çıkarmışlardı. Sihirli kelime yine geldi dostum: SANA BAĞLI. Bu arkadaşlar akrabalarından borç para alıp Work and Travel programına katılmışlardı ve bütün aldıkları parayı geriye ödediler. Onları yine buradan canı gönülden kutluyorum.

 

ŞEHİRLER ARASI ULAŞIM,OTOBÜS,TREN,UÇAK YOLCULUKLARI?

 

Tüm Amerika Tren Hattı

 

Evet, genel olarak Work and Travel’a gidenler orada kanki edinip, hep birlikte araba satın alıp toplu gezerler ve eğer ayrılırken arabayı satamazlarsa havalimanın otoparkına öylece bırakırlar. Amerika Birleşik Devletleri Gayri Safi Milli Hasıları yüksek ve ekonomisi güçlü bir ülkedir. Bu sebepten dolayı yemek,içmeki,alış-veriş, benzin, elektrik, araba gibi temel ihtiyaçlar kazanca oranla düşüktür.Düşükten kastım ise 1000 dolar 2000 dolar arası bir araba, van, minibüs, karavan satın alıp gezebilirsiniz. Otobüs konusuna gelince bizim ki kadar iyi olmasa da  MegaBus ve Coach firmaları ülkede başı çekerler.Amerika Birleşik Devletlerinde otobüslerde gene olarak tek bir tek şoförü vardır. Binersin, gider durakta durur, biri biner biri iner devam… En arka koltuklar genelde tuvalet yüzünden kokar uzak durunuz. Tabi eyalete ve otobüs kalitesine göre değişir.Yine genel olarak bizdeki gibi biletleme sistemi yoktur. Kadın Erkek karışık herkes boş bulduğu yere oturur. Eyaletler arası geçişlerde birden dururlar. Askerler otobüse girip tek tek pasaport kontrolü yapar, haliyle senin vizen çok az olduğu için sakince durumunu açıkla bu bağlamda çalıştığınız iş yeri ile ilgili herhangi bir duruma karşın yanınızda bulundurmanızı öneririm. Şahsen Phoenix- San Diego-Las Vegas- Los Angles arası komple otobüs ile gittim.


Not: Otobüsün kalkmasından yarım saat önce orada olun. Öyle Türkiye’deki gibi son dakika gideyim hemen valizi muavine verip, atlıyım abi olayı yok. Ciddi ciddi almıyorlar) Bkz: Las vegas-Lon Angeles arası 20 dakika kala geldim hayvan gibi bir kavga sonucu kolumu da gösterip duygu sömürüsü ile geçebilmiştim.


Tren mevcut ve zevkli Interrail tarzı bir olayları var ama bilgim yok. Tren firması için  AMTRACK sitesini kontrol edebilirsiniz. Erken rezervasyonlarda çok güzel fırsatlar bulabileceğiniz Amerika’nın yerel treninde, kuzeyden,güneye,doğudan,batıya neredeyse her yere tren ile seyahat edebilirsiniz. Uçak ile olan yolculuklarda ise en önemli dikkat etmeniz gerekn kural; bilet hariç valizin kilosu ne kadar olursa olsun bazı hava yolları valiz başı ücretlendirme yapar, 30-40 dolar civarıdır. Bu önemli bilgiyi hvalimanında şaşırıp kalmamanız için aklınızın güzel bir köşesine not ediniz.  Örn: Los Angeles- North Carolina arası valiz için 30 dolar ödedim. 30 doları ödedikten sonra bagaj başı ücret kilonun ne olduğunun bir önemi yok deyip, valizin kilosuna bakmadılar bile.Bu uçuş arası yolculuk en batıdan doğuya 4 saatte gerçekleşti. Burada değinmek istediğim noktası ise Amerika’da doğu-batı arası yapacak olduğunuz uçak seyahatlerinde mutlaka saat farkını hesaba katın. Bu gerek ulaşıcağınız yerde saatin kaç olduğu, gerek havalimanından sizi alacak olan bir transfer yada arkadaşınız varsa çok önemlidir. New York City’deki taksicilerin çoğu Bangladeş’lidir ve ne yazıkki Türkiye’de özellikle İstanbul’da duyduğumuz Taksi dolandırma vakaları burada da mevcuttur.Dikkatli olun. Agresif yapın, ve Türk olduğunuzu belirtin çünkü genel olarak Bangladeş ve Hint insanı Türkleri severler.

 

HAKLARIN

 

  • Work and Travel'da Çalışma Ortamımız
  • Work and Travel'da Çalışma Ortamımız
  • Work and Travel'da Arka Ofis'te bazen gün düzenliyorduk
  • Work and Travel'da Otel Resepsiyon Girişi
  • Work and Travel'da Ön Büro Çalışma Alanımız
  • Work and Travel'da Ön Büro Çalışma Alanımız
  • Work and Travel'da Ön Büro Çalışma Alanımız
  • Work and Travel'da Back Ofis
  • Work and Travel'da Back Ofis Müdür ile
  • Work and Travel'da Ön Büro Müdürümüz Tony

 

Bak bu konuda Amerika Birleşik Devletler’ini tek geçerim.Şimdi sana bu konu ile ilgili  güzel  bir hikaye anlatacağım gerisini sen hayal et. Amerika, Arizona, Greer’da bizim  çalıştığımız otelde tam 11 Türk vardı ve buraya gelmeden iş başvuru formunda ki kira sözleşmelerinde aylık kira 250 dolar olarak anlaşmıştık.Buraya geldikten sonra ise, Amerika’da ki aracı firma geldikten 1 hafta sonra hepimize mail atıp yanlışlık oldu ödemeniz gereken miktar 400 dolar dedi. Hepimizin başından aşağıya kaynar sular dökmüştü! Zaten öyle ahım şahım bir şey kazanmıyorduk. Çalıştığımız Türk arkadaşların içinde herkes bu durumu ister istemez 1 kişi hariç herkes kabul etti. Bilin bakalım o kişi kim;). Amerika’da çalıştığım otelde ön büroda resepsiyonda çalıştığım için,  her boşlukta bilgisayardan haklarımızı okuyup araştırmaya başladım. Aramadığım, darlamadığım göçmenlik hak hukuk bürosu kalmamıştı. Telefon sürekli elimin altında olduğu için her gün farklı şikaye hatlarını aradım durdum darladım da darladım. En sonun da bir gün müdürüm de yanımdayken aradık ve telefonu hoparlöre verdik daha K demeden ‘Kurt I know him’ dedi yeter artık aramayın halledeceğiz dediler.Tabiri yerindeyse göçmenlik ve şikayet hattını bezdirmiştim. Tüm sözleşmeleri, önceki mailleşmeleri onlara gönderdim. Bu son telefon görüşmesinden 3 gün sonra ilk başta bu parayı ödemeyi kabul etmediğimizde ödemek zorundasınız yoksa programınız yanar geri dönersiniz diyen şirketten mail geldi: Dear Kurt bla bla şirketçe karar aldık. Size yardım etmek adına 250 dolar ödemenizi kabul ettik. Bizde yedik tabi usta. Ben örneğimi verdim, sen dersini çıkar.

 

MASRAFLAR

 

 

Yine her bir kategoriden farklı arkadaşlar farklı deneyimler yaşayacağı için, genel bir değerlendirme yapmak istedim. Öncelikle Work and Travel (WAT) çalışanları ortalama 900-1500 Dolar arası para kazanırlar. İstisnalar yok mudur ? Vardır. San Diego şehrinde bisiklet ile insan taşıma işinde çalışan aylık minimum 3000 dolar kazanan insanlar ile bizzat tanıştım. Gross Domestic Product (GDP) yani gayri milli hasılası en yüksek ülkelerden bir tanesinde olduğunuzu unutmayın. Biz Arizona’nın Greer kasabasında çalışırken evde üniversiteden arkadaşın ile iki kişi etinden sütünden A’dan Z ‘ye yaptığımız üst düzey mutfak alışverişine 100-130 dolar para ödüyorduk  ve bu alış-veriş bize  20 gün civarı yetiyordu. Çalıştığımız yerde ise aylık kazancımız vergiler ve ev kirası düştükten sonra 1000-1200 dolar arası değişiyordu. Uçak bileti gidiş dönüş ortalama 600-1000 dolar. 160 Dolar vize başvuru ücreti. Arkadaşlar Amerika Birleşik Devletlerine 2012 yılında gittim ve ben gittiğimde 1 dolar=1.5 Tl’di.


Dolar kurunun şu an inanılmaz artmış olmasından dolayı giderken size oluşabilecek masrafları tam olarak kestiremiyorum ama Amerika’ya geldikten sonra iyi kazanacağınızdan şüpheniz olmasın çünkü 2012’den bu yana ülke ekonomisi sürekli gelişti ve doğal olarak alım gücü artıp temel ihtiyaç giderleri azaldı.


 

KONAKLAMA

 

  • Work and Travel- Konakladığımız evlerin genel görüntüsü
  • Work and Travel- Konakladığımız Evin Mutfağı
  • Work and Travel- Konakladığımız Ev
  • Work and Travel- Konakladığımız Ev Salon
  • Work and Travel- Konakladığımız Ev
  • Work and Travel- Evin Hep Dolu olan Buzdolabı
  • Work and Travel- Marklet Allış-Verişi

 

 

Konaklama konusu en çok kafa karıştıran konuların başında gelir. Amerika Birleşik Devletleri çok büyük bir ülkedir ki doğu-batı arası 4 saatlik uçuş mesafesi ve her eyaletin kendine has ayrı kuralları olduğundan konaklama konusunda genel bir yorum yapmak oldukça zordur. Work and Travel’a giden insanlar konaklama konusunu ilk olarak aracı firma üzerinden sağlamaya çalışırlar. Çoğu aracı kurum henüz gitmeden size ev bulur ya da önerir. Bazen onların bulduğu konaklama fiyatını fazla bulup, bazen de beğenmeyebilirsiniz. Böyle durumlarda ilk yapmanız gereken şey gideceğiniz şehrin konaklama üzerine kurulan Facebook gruplarını araştırmaktır. Ne kadar çok araştırıp orada yaşayan insana ulaşırsanız, o bölge hakkında o kadar bilgi sahibi olmuş olursunuz.Ben Work and Travel’e gittiğimde, bulunduğumuz alan küçük bir kasaba olduğundan ve fazla alternatif olmadığından dolayı, aracı kurumun ayarladığı evi ister istemez kiralamak zorunda kaldık. Diğer yıllarda başka ülkelere giden yakın arkadaşlarımdan ise bazıları çalıştığı otelin lojmanında kalırken, bazıları gittikten 1 hafta sonra başka insanlar ile tanışıp ortak eve çıktılar. Konaklama konusunda ki en büyük tavsiyem ise eğer bulunduğunuz bölgede sizin gibi Work and Travel programına gelmiş yabancı insanlar var ise elinizden geldiği kadar onlar  ile aynı çatı altında konaklamaya çalışın. Bunun dili pratikleştirme açısından çok yararını göreceğinizden emin olabilirsiniz. Örneğin; San Diego’da kalan başka bir arkadaş grubum gitmeden önce orada daha önce giden Türkler ile temasa geçip, her ülkeden ortak insanların kaldığı yurtlar bulmuşlardı. Sihirli kelime ‘SANA BAĞLI’ ister istemez yine biraz devreye geliyor. Eğer gittikten sonra yerinizi beğenmezseniz, tanıştığınız yerellerden ya da internet üzerinden hemen araştırmaya başlayıp daha uygun yerler bakabilirsiniz. Kendine uygun daha güzel bir yer bulmak için yerel Facebook grupları hariç; www.booking.com , (uzun süreli konaklamalı pansiyon misafirevi tarzı yerler vardır)  craiglist.com, ve tabiki de olmazsa olmazımız Air Bnb‘dir. Amerika Birleşik Devlet’lerinde seyahat ederken ise; kayak.com, Motel 6 ve son dakika da fiyatları çılgınca değişip size inanılmaz alternatifler sunan last.minute.comsitelerinden gerek konaklama gerek seyahat ederken uygun yerler bulabilirsiniz. Kayak.com uygun uçak bileti bulabilmek adına Amerika Birleşik Devlet’leri için en uygun sitelerin başında gelir.

 

KENDİ WORK AND TRAVEL DENEYİMLERİMDEN AKTARMAK İSTEDİKLERİM

 

  • EvrenselAdam Work and Travel Maceraları
  • EvrenselAdam Work and Travel Maceraları
  • EvrenselAdam Work and Travel Maceraları
  • EvrenselAdam Work and Travel Maceraları
  • EvrenselAdam Work and Travel Maceraları
  • EvrenselAdam Work and Travel Maceraları
  • EvrenselAdam Work and Travel Maceraları
  • EvrenselAdam Work and Travel Maceraları
  • EvrenselAdam Work and Travel Maceraları
  • EvrenselAdam Work and Travel Maceraları
  • EvrenselAdam Work and Travel Maceraları
  • EvrenselAdam Work and Travel Maceraları

 

Yukarıda bahsettiğim gibi Amerika’ya gelmeden önce arkadaşımın gel beraber başvuralım baskısı yüzünden, fıstık gibi kıyı şeritlerinde çalışma fırsatlarını kaçırıp, Arizona’da dağ başı denilebilenecek, genel olarak yaşlı turistlerin ziyaret ettiği ve hemen hemen her gün küfür edip sinirlendiğim, ilerleyen zamanlarda ise git gide sevdiğim, etrafında küçük nehirlerin olduğu, geyiklerin ve tavşanların zıpladığı, gece ayıların aşağıya indiği, sadece tek barı olan o küçük Greer kasabasını inanılmaz derecede özlüyorum.Çalıştığımız otelin arabasını ilk kaçırışımız ve 15 km uzaklıktaki diğer kasabaya gidip portakallı bira içişimiz daha dün gibi aklımda…

Akşamları yasak olmasına rağmen ateş yakıp Marsmelow yemeler, sonu gelmeyen et ve kırmızı şarap partileri, inanılmaz yüksek derecedeki oksijeni (2 saat uyusan bile 10 saat uyumuş gibi kalkıyorsun) unutamıyorum. Bazı zamanlar bulunduğumuz evdeki partilere, çevredeki yerel amcalar, teyzeler, müdürlerimiz bile katılmaya bizi git gide daha çok sevmeye başlamışlardı. İzin günlerinde Müdürüm bizi göle götürürdü. Botun içine kitap alıp golün ortasına kadar gidip, aksama kadar kitap okur uyurdum. Hele ki o  devasa Hamburgerler yok mu, tadı daha dün gibi aklımda.Kamp partisine gidip benim yüzümden çıkan Türkler-Amerika’lılar kavgası yüzünden gece 1’den sabah 7 ye kadar ıssız ormanda, üstelik her yerde ayı ve dağ aslanı tabelası olmasına rağmen eve kadar yürümemiz, yolda şarjımızın bitmesi üstümüzde ki fazlalıkları yakarak yolu aydınlatmamız,  gezi için müdürümüzü zorla ikna edip arabasını alıp hafta sonu gittiğimiz Grand Canyon gezilerimiz, San Diego’da sonu gelmeyen eğlenceler, kırık köprücük kemiği ile sürekli valiz çektiği için çöken sağ kol, Las Vegas’da bekârlığa veda partisine gelen Ankaralı ağabeyler ile geçirdiğim ve sabah 11’de çıktığım çılgın Striptiz Kulüpleri, Universal Studios, değişik ve büyük arabalar, insanlar, maceralar ve hikâyeler ile hayatınıza belki hemen belki de çok sonra fark edeceğiniz deneyimleri size direk enjekte eden süper bir program.


Amerika, Work and Travel yada başka bir ülkede seyahat ederken, çalışırken başına her şey gelebilir işin kötü olabilir, ne biliyim bir böcek seni ısırabilir, hastalanabilirsin, işin zor gelebilir, köprücük kemiğin veya biryerin kırılabilir ama sonunda inan bana tek hatırladığın güzel hatıralar ve gezip gördüğün, iç çektiğin anıların olacaktır. Hayalleri süsleyen değişik bir tattır Amerika…


Şu konuya tekrar değinmek istiyorum bu programın size kattıklarını belki 1 ay belki 1 yıl belki 10 yıl sonra anlarsınız ama merak etmeyin emin olun bir gün anlarsınız ve geriye dönüp baktığımda iyi ki böyle birşeyi denemişim dersiniz.

WORK & TRAVEL MACERAMI İÇEREN FOTOĞRAF SLAYTINA GÖZ ATABİLİRSİNİZ

‘EvrenselAdam’