VE SON…
Bu yönlendirmenin ardından güzel ve genç  görünümlü Hintli bir bayan bizi, geniş, güzel bir deniz manzarası olan odaya aldı. Ortalama 8 kişilik olan dikdörtgen bir masaya oturttu. Gözüme sağda solda 3-4 tane Apple laptop takılmıştı. Bunlar yarı açık çalışır şekildeydi. Biblolar ve duvarda asılı olan tablolarda göze çarpan hoş şeylerdendi. Ev, daha çok mütevazı ve sade döşenmişti. Bence böyle bir adamada bu yakışırdı. Açıkçası, nasıl bir ev olacağını hiç düşünmemiştim. Konumuza odaklandık. Ardından o güzel bayan ve Shamath masaya gelip oturdular. Shamath bana dün ne yaptığımızı ve nerede kaldığımızı sordu. Bende İnternet üzerinden bakıp not aldığım bir otelin adını söyledim.”İnternet’ten baktım Bandra bölgesinde fazla bir şey yoktu biz de Coloba’ya gittik” dedim. Oda bize “iyi yapmışsınız” dedi ve nerede kaldığımızı sormadı. Bize birazcık Hindistan kültürünü ve insanlarını anlattılar.Hindistan’ı gezmeyi planladığımızı söyleyince de çok mutlu olup tavsiyeler de bulundular. Özellikle de Goa eyaletine gitmemizi söylediler.Tabi o zamanlar bu ülkenin beni manyaklarcasına içine çekip Aamir reisden de gazı alıp 70 gün köşe bucak aralıksız gezeceğimden haberim yoktu.Neyse sıra bize geldiğinde oturduk projeyi anlattık. Proje kapsamında, İstanbul Gezi Parkı olayları da vardı. Videoları izleyince küçük bir şok geçirdiler.Gezi parkı videolarının onları ne kadar etkilediği gözlerinden okunuyordu. Ortama 1 saat geçirdik. Bu arada Aamir Khann yine arkamız da dolanıyor sürekli telefon ile konuşuyordu. Bir ileriye bir geriye volta atıyor, arada da bize bakıp tatlı tatlı gülümsüyordu. Toplantımız bittikten sonra ayağa kalkıp el sıkıştık. O andan sonra Aamir Khan’ı bir daha göremedik. Koridorun sonunda solda odası vardı. İçeriden sesi geliyordu ama kendi gözükmüyordu.
Son olarak Shamath’a arkadaşım Pınar’ın bana verdiği Aamir Khan’ın Türkçe kitabını imzalatabilmek için şansımın olup olmadığını sordum. Shamath sağ olsun kitabı elimden alıp içeriye odasına gidip imzalatıp geriye getirdikten sonra  evin içinde hatıra fotoğrafı çektik. Daha sonra, tekrar tekrar teşekkür edip, Hindistan gezisi için güzel dilekleri alıp, önce  asansöre ardından da evin çıkış kapısının yolunu tuttuk. Çıkarken, çalışanlar yine çok nazik ve kibar bir şekilde gülümseyip bizi istediğimiz yere bırakabileceklerini söylediler ama planımızda gideceğimiz bir yerimiz olmadığı ve ayıp olur düşüncesi olduğu için teşekkür edip çıktık. Evden deniz çok yakın olduğu için deniz kenarına gittik kaldırımlarda yürümeye başladık. Üzerimizde tuhaf mutluluk hüzün karışımı anlatılması güç bir duygu vardı. Gülmek ile ağlamak arasında gidip gelip olanlara inanmakta sürekli güçlük çekiyorduk çünkü klişe ama bu kadar şans filmlerde olurdu diye düşünüyorduk.Yolda yürüyen insanlara bakıp gülüp bazen de sarılıyorduk.Evet ciddiyim resmen yürüyenleri durdurup sarılıyorduk. Yine yoğun bir duygu yoğunluğu karmaşası içerisindeydik. Ardından resimde gördüğünüz bu adam ile karşılaştık. Onunla ayaküstü neşeli neşeli sohbet ederken, kaç gündür sürekli kanser olan annesi için hastaneye gidip geldiğini öğrendiğim an yine her şey birden bire değişmişti. 15 dakika önce ki çılgın mutluluk yerini acı ve sert bir üzüntüyle kaplamıştı. Onunla biraz sohbet edip sarıldıktan sonra uzun uzun gözlerine baktım.Daha sonra yürümeye koyulduk ve yolun karşısında duran 17-18 yaşında ki yaş grubunun yanına gittik. Onlar bize oldukça ilgi gösterip tanışmak istemişlerdi. Onlara neden o an orada olduğumuzdan bahsetmedik. Yalnızca Hindistan’ı gezdiğimizi söyledik. Gençleri çok sevdik ve onlara Abu Dhabi hava-limanında ki Arap ağabeyin hediye ettiği 1 paket Camel marka sigarayı verdik ve sohbet ettik.Ardından onlar da henüz 15 dakika önce tanıştıkları yabancılara motosikletlerini verdiler ve yarım saat tersten trafikte bir güzel turladık. Aka bininde o gün tanıştığımız ve Aamir Khan’ın çocukluk arkadaşı olduğunu söylediği Aarif ile buluşmuştuk. Onunla olan Mumbai gezimizi, diğer BollyWood starlarının evini, yılbaşı partilerine katıldığımız zihinsel engelli çocukları, sokak satışlarını, fakirliği, yemekleri, sonra ki aniden gelişen 70 günü, otostop maceralarını,özellikle Hindistan’da 15 dakika da bir  karmaya dair yaşadıklarımı, tren maceralarımı, ortalama 10000 km yolculuğumu, tanıdığım insanları, yaşadıklarımı ise daha başka yazılarda elimden geldiğince aktaracağım.
Aamir Khan’ın ‘Benim Yolum’ adlı kitabını okumanızı da ayrıca tavsiye ederim.

Aamir Khan'ın Benim Yolum adlı kitabı

‘Seyahat etmek, kendini keşfetmek demektir’
Evrensel Adam
Hindistan Maceralarımın Devamını Yakında Yayınlayacağım…
Saygılarımla,

 

SON OLARAK Aamir Khan’ın tavsiyesi üzerine Kuzey Güney Doğu Batı 70 gün 10.00 Km den fazla seyahat edip gezdiğim Hindistan için hazırladığım videoya aşağıdan göz atabilirsiniz.