Evrensel Adam''Evreni keşfedemem ama Dünyayı belki''

Otostop Çekmek Nedir ?

”OTOSTOP ÇEKMEK”

”Otostop çekmek, genellikle yabancılardan bireylerden arabalarına veya diğer araçlarına binmelerini istemekle elde edilen bir ulaşım aracıdır. Sürüş genellikle, ancak her zaman değil, ücretsizdir. Otostopçular, aynı zamanda otostopu geçen yüzyılın daha iyi kısmı için birincil seyahat şekli olarak kullandılar ve bugün de bunu yapmaya devam ediyorlar.” demiş Vikipedi kendi İngilizce sayfasında….

Günümüzde otostop çekmek için çok eğlenceli, öğretici, maceralı oluyor, zevkli oluyor gibi kavramlar verilsede aslında çoğumuzun ”Bedava” bir yerlere gitmek hoşuna gidiyor.

Tamam tamam hemen kızmaya başlamayın. Evet kimimiz macerayı sevdiği için, kimimizin parası olmadığı için, kimimiz öğrenci, olduğu için kiminiz ise A noktasından B noktasına otobüsten daha hızlı ulaştığı için otostop çekmeyi seviyoruz. Kısacası hepimizin kendine göre bir nedeni var.

Bence bir çoğumuzda benim gibi düşünüyor. Benim kişisel fikrime göre ”Otostop” daha çok bir hikaye yaratıcısı. Hiç tanımadığın ya da tanıma şansının olmadığı  bir insan ya da insancıklar o an senin karşına çıkıyor.Belki yolda, eczanede sinemada görseniz selam bile vermeyeceğiniz insanları aracınıza alıyor ya da arabalarına biniyorsunuz. Böylelikle sohbet başlıyor. Hele ki öğrenciyken, ya da gençken otostop çeken bir insan ise deme keyfine. Orta payda ki bence en güzel payda tabiki  ”YOL”. Ne güzel bir kelime değil mi ? 

O var, yol sürekli orada bir yerlere gidiyorsun bir yerlerden geliyorsun ya da yürüyorsun. Bazen, hatta çoğu zaman insana dertlerini unutturuyor. Uzun uzun düşünme fırsatı veriyor. Otostop çekerken tanıştığın insanlara bazen en yakınına bile anlatamadığın şeyleri  rahatlıkla anlatabiliyorsun. Bir kere kasıntılı bir ortam olmuyor ki bu yine modern çağımızın en çok ihtiyaç duyulan manevi şeylerin başında geliyor.Genel olarak doğal bir ortam insanlar içinden geldiği gibi konuşuyor. Keyifli şeylerin yanında reklam arası gibi tedirginliklerde giriyor tabi ki şöför bana bir şey yapar mı ? Lan bu adamların çantasında bıçak var mıdır? kaçırılır mıyım? acaba v.b. diye hayal gücüne bağlantılı olarak hikaye uzayıp gidiyor. 

A noktası ile B noktası arasında ki 500 km’yi bazen 1-2 günde bazen 6-7 saatte gidebiliyorsun. Film gibi, parmağını kaldırıyorsun ve hikaye, macera başlıyor. Bir sonra nerede duracağın belli değil. Zaman ve plan kavramları bir süreliğine senin için anlamını kaybedebiliyor. Ya da inişli çıkışlı şeyler yaşadığın kısa bir hayat gibi. İlginç tipler ile, ilginç konulara değinebiliyorsun.Bazen kitaplarda, ansiklopedilerde edinemeyeceğin hayata dair efsane bilgileri öğrenip, deneyimleyebiliyorsun.Bazen de Dünya’nın en saçma, aptal gereksiz hayatında hiç yapmayacağın sohbetlerin içinde bir anda kendini buluveriyorsun. Yeri geliyor uzun süre beklemekten dolayı kendinle savaşmaya, kendinle konuşmaya, kendine normal şartlar altında söylemeyeceğin şeyleri söylemeye başlıyorsun. Yapmayana hiç bir şey gibi görünebiliyor. O klasik ”KORKMUYOR MUSUNUZ?” sorusu insanlar tarafından sorulunca bir tuhaf olunuyor. İnsanlar bilmediği şeylerden korkmalı.

Otostop bir nevi manevi mutluluk gibi. Yazın sıcağında ya da kışın soğuğunda uzun süre bekledikten sonra yanında geçen her aracın plakasına, içinde ki insanın tipine göz atmaya başlıyorsun. Bir anda gözlemci olup çıkıveriyorsun. Hele bir de yanında geçtikten sonra azıcık ileride o arka kırmızı stop lambaları yanmıyor mu? Allah’ım işte tam o anki mutluluk üfffff… 

Nerede nasıl ve hangi pozisyonda çekmenizin bence çok bir önemi yok. İster yurt içi ister yurt dışı ister 3 km ister 3000 km git. Aynı seyahat etmekte ki gibi bence önemli olan bu duyguyu hissedebilmek ve yaşayabilmektir.

Saygılarımla

İSTANBUL’DAN FİNLANDİYA’YA 6500 KM OTOSTOP MACERAMA GÖZ ATMAK İSTERSENİZ.

Avatar
EvrenselAdam

Küçük yaşlardan beri gelen seyahat aşkı, 2011 yılında ki Afrika Somali seyahati ile Dünya çapında açılmaya başladı. Afrika,Amerika,Asya derken Dünya gezgini oldu. 2011 Yılından beri gerçekleştirdiği seyahat ve otostop anılarını anlatıyor.

View stories

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir